la belirli tanımlık (Türkçede yok) mi ben esti olmak, bulunmak vi sen, siz ne değil, hayır li o (erkek) de -den/-dan (ayrılma, kaynak); -in/-ın/-un/-ün (aitlik); tarafından al -e/-a (yönelme); -e doğru en içinde, içine; -de/-da ke ki (biliyorum ki…); -diğini/-dığını gibi ekler kaj ve tio o, şu (şey) ĉu mı/mi/mu/mü (evet/hayır sorusu); olup olmadığı ni biz ŝi o (kadın) tiu o, şu (belirli kişi veya nesne) mia benim por için; -mek/-mak için povi -ebilmek/-abilmek; gücü yetmek kiu kim, hangisi; olan (ilgi zamiri) havi sahip olmak (… var) ili onlar ĉi yakınlık parçacığı (tiu ĉi = bu) ĝi o (nesne, hayvan) sia kendi (öznenin kendisine ait; 3. kişi) pri hakkında, -e dair fari yapmak, etmek kio ne via senin, sizin diri söylemek, demek voli istemek pli daha, daha fazla kun ile, birlikte kiel nasıl; gibi scii bilmek (bir olguyu) oni insanlar, birisi (belirsiz özne; çoğu zaman edilgen yapı) ĉiu her, her biri, herkes da miktardan sonra gelir, Türkçede karşılığı yok (kilogramo da sukero = bir kilogram şeker) devi zorunda olmak, -meli/-malı iri gitmek tie orada sed ama, fakat kiam ne zaman; -diğinde/-dığında tre çok, pek el -den/-dan (içinden, gruptan) se eğer, -se/-sa ŝati hoşlanmak, beğenmek, sevmek ol -den/-dan (karşılaştırmada) lia onun (erkeğin) paroli konuşmak nur sadece, yalnızca vidi görmek sur üstünde, üzerine plej en (üstünlük) homo insan per ile (araç), aracılığıyla bona iyi unu bir je genel edat (je la tria = saat üçte) nia bizim veni gelmek dum sırasında; -ken alia başka, diğer kial neden, niçin io bir şey nun şimdi kredi inanmak tiel öyle, böyle pro yüzünden, -den dolayı jam çoktan, zaten neniam asla, hiçbir zaman bone iyi kie nerede si kendini, kendine (dönüşlü zamir) iu biri, bir (belirsiz) ĉio her şey ankoraŭ hâlâ, henüz tempo zaman, vakit ĉiam her zaman, hep pensi düşünmek granda büyük multa çok, birçok manĝi yemek, yemek yemek bezoni ihtiyaç duymak, ihtiyacı olmak aŭ veya, ya da antaŭ önünde; önce neniu hiç kimse, hiçbir libro kitap infano çocuk jaro yıl lingvo dil multe çok kiom ne kadar, kaç vere gerçekten vivo yaşam, hayat tago gün okazi meydana gelmek, gerçekleşmek ŝia onun (kadının) trovi bulmak du iki doni vermek post sonra; arkasında domo ev (bina) ĉe yanında, -de/-da nenio hiçbir şey hodiaŭ bugün tro fazla, aşırı ankaŭ de/da; ayrıca (mi ankaŭ = ben de) plu daha öte; artık (ne plu = artık … değil) helpi yardım etmek aĉeti satın almak resti kalmak mono para afero mesele, iş, şey ĉar çünkü amiko arkadaş, dost bela güzel nova yeni tute tamamen, bütünüyle peti rica etmek, istemek kompreni anlamak eĉ bile, hatta tuta bütün, tüm, tam bonvoli lütfetmek, zahmet etmek (bonvolu = lütfen) laboro iş, çalışma labori çalışmak ĝis -e/-a kadar (ĝis = görüşürüz) jen işte, bakın vivi yaşamak iom biraz, bir miktar atendi beklemek laŭ -e/-a göre; boyunca patro baba sen olmadan; -siz/-sız/-suz/-süz rigardi bakmak, izlemek provi denemek lerni öğrenmek aŭto araba, otomobil tiom o kadar, bu kadar legi okumak vorto kelime tri üç kelka bazı, birkaç aŭdi duymak ami sevmek (derin sevgiyle) loĝi oturmak, ikamet etmek (bir yerde) horo saat (zaman birimi) deziri arzulamak, dilemek ofte sık sık, sıkça ajn olursa olsun (kiu ajn = kim olursa olsun) senti hissetmek sola yalnız, tek mem kendi, bizzat (mi mem = ben kendim) mondo dünya problemo sorun, problem viro erkek, adam hundo köpek kia nasıl bir, ne tür eble belki, muhtemelen lasi bırakmak, izin vermek koni tanımak (kişiyi, yeri) tia öyle bir, böyle bir ŝajni görünmek, gibi gelmek hejme evde lando ülke uzi kullanmak morgaŭ yarın hieraŭ dün preni almak, tutmak opinii sanmak, fikrinde olmak iam bir gün, bir zamanlar; hiç (soruda) ludi oynamak; (çalgı) çalmak patrino anne virino kadın ĉambro oda inter arasında alveni varmak, ulaşmak kontraŭ karşı; karşısında ekzisti var olmak unua birinci, ilk akvo su morti ölmek skribi yazmak lernejo okul franca Fransız; Fransızca sukcesi başarılı olmak, başarmak ja elbette, ne de olsa, ya (vurgu) demandi sormak urbo şehir, kent foriri ayrılmak, çekip gitmek forgesi unutmak trinki içmek angla İngiliz; İngilizce rajti hakkı olmak, izni olmak do o hâlde, öyleyse, yani frazo cümle, tümce dek on tuj hemen nomo ad, isim aspekti görünmek (dış görünüş) demando soru kato kedi iĝi olmak, -leşmek/-laşmak (değişim) viziti ziyaret etmek kapabli yeteneği olmak, becerebilmek perdi kaybetmek ricevi almak (kendisine verileni) dio Tanrı, tanrı reveni geri gelmek, dönmek rapide hızlı, çabuk preskaŭ neredeyse timi korkmak ilia onların sufiĉe yeterince dormi uyumak longe uzun süre pordo kapı knabo oğlan, erkek çocuk ĉesi durmak, kesilmek, -meyi/-mayı bırakmak plaĉi hoşuna gitmek frato erkek kardeş esperi ummak, umut etmek okulo göz komenci başlamak mano el vero gerçek, hakikat tiam o zaman knabino kız, kız çocuğu malbona kötü edzino eş (kadın) renkonti karşılaşmak, buluşmak ideo fikir, düşünce instruisto öğretmen loko yer simple sadece, basitçe necesi gerekmek, lazım olmak filo oğul persono kişi serĉi aramak studi ders çalışmak, öğrenim görmek gepatro ebeveyn (anne veya baba) vojo yol meti koymak montri göstermek baldaŭ yakında, birazdan denove yeniden, tekrar juna genç lasta son, sonuncu memori hatırlamak, anımsamak ebli mümkün olmak grava önemli longa uzun feliĉa mutlu eraro hata, yanlış amo sevgi, aşk tra içinden, -den geçerek; boyunca letero mektup atingi ulaşmak, erişmek troviĝi bulunmak (bir yerde) aŭskulti dinlemek fratino kız kardeş arbo ağaç apud yanında, yakınında scipovi -meyi/-mayı bilmek; becerebilmek nek ne … ne de antaŭe önceden, daha önce decidi karar vermek malgranda küçük nokto gece eliri dışarı çıkmak respondi cevap vermek, yanıtlamak vespere akşam, akşamleyin semajno hafta propra kendi, kendine ait certe elbette, kesinlikle fojo kez, defa, kere sama aynı vera gerçek, doğru poste sonra, daha sonra sub altında familio aile fariĝi olmak, hâline gelmek frue erken esperanto Esperanto (dil) ĵus az önce, demin ambaŭ her ikisi, ikisi de sidi oturmak pagi ödemek eniri girmek, içeri girmek alta yüksek, uzun boylu ŝanĝi değiştirmek kafo kahve kvin beş kuracisto doktor, hekim facile kolayca ekde -den beri, -den itibaren malpli daha az helpo yardım tablo masa ruĝa kırmızı fenestro pencere gravi önemli olmak, önem taşımak tamen yine de, gene de ĉirkaŭ etrafında, çevresinde; yaklaşık filmo film malnova eski trajno tren rakonti anlatmak forlasi terk etmek, bırakıp gitmek koro kalp, yürek akcepti kabul etmek tero toprak, yer; Dünya (gezegen) kanti şarkı söylemek pasigi geçirmek (vakit) jes evet sendi göndermek sinjoro bay, beyefendi blanka beyaz malfermi açmak manki eksik olmak, yetmemek naĝi yüzmek matene sabah, sabahleyin opinio görüş, fikir kvazaŭ sanki, güya igi yaptırmak, hâline getirmek (ettirgen) mortigi öldürmek preferi tercih etmek, yeğlemek morto ölüm intenci niyet etmek, niyetinde olmak stari ayakta durmak minuto dakika strato sokak, cadde verŝajne muhtemelen, büyük olasılıkla malfacile zor; zorlukla floro çiçek teni tutmak kune birlikte, beraber instrui öğretmek fini bitirmek konsideri göz önünde bulundurmak, saymak gajni kazanmak filino kız evlat verda yeşil monato ay (takvimde) kapo baş, kafa dua ikinci porti taşımak plenumi yerine getirmek bedaŭri üzülmek, pişman olmak ĉiutage her gün muziko müzik ĝardeno bahçe kuri koşmak besto hayvan festo kutlama, parti, şenlik agi harekete geçmek, davranmak historio tarih (geçmiş) ĉielo gökyüzü, gök; cennet zorgi ilgilenmek, özen göstermek; endişelenmek finfine sonunda, nihayet signifi anlamına gelmek iomete biraz, azıcık manĝaĵo yiyecek fali düşmek sekvi takip etmek, ardından gelmek ege son derece, çok rivero nehir, ırmak respondo cevap, yanıt kutime genellikle telefoni telefon etmek, aramak maniero biçim, tarz nomi adlandırmak, ad vermek klarigi açıklamak studento öğrenci (üniversite) forta güçlü, kuvvetli milito savaş mil bin birdo kuş nigra siyah, kara situacio durum vetero hava (hava durumu) surhavi giymek, üzerinde olmak suno güneş naskiĝi doğmak elekti seçmek plia daha fazla, ek kapti yakalamak malfacila zor arbaro orman veturi araçla gitmek momento an danko teşekkür kosti mal olmak plena dolu, tam krom hariç, -den başka parto parça, kısım fidi güvenmek plano plan certi emin olmak germana Alman; Almanca pluvi yağmur yağmak edzo koca, eş (erkek) maljuna yaşlı mensogi yalan söylemek celo amaç, hedef konsenti razı olmak, onay vermek permesi izin vermek atenti dikkat etmek same aynı şekilde japana Japon; Japonca vizaĝo yüz, çehre vendi satmak kvar dört komputilo bilgisayar certa kesin, emin; belli bir plori ağlamak vino şarap ekstere dışarıda novaĵo haber, yenilik ĝia onun (nesnenin, hayvanın) malfrue geç temi konusu olmak, ilgili olmak kvankam her ne kadar … -se de; -e rağmen pano ekmek funkcii çalışmak (makine), işlemek fakte aslında, gerçekte alporti getirmek pardoni affetmek, bağışlamak for uzağa, uzaklara ĝuste tam, tam olarak kies kimin kreski büyümek daŭri sürmek, devam etmek konduki yönlendirmek, götürmek; (araç) sürmek lumo ışık blua mavi akiri edinmek, elde etmek vojaĝi seyahat etmek, yolculuk etmek teo çay akcidento kaza riĉa zengin kaŝi saklamak, gizlemek ho ah, oh (ünlem) pomo elma malami nefret etmek, sevmemek lavi yıkamak maro deniz donaco hediye, armağan ludo oyun lito yatak interesa ilginç ĉevalo at stulta aptal, akılsız stranga garip, tuhaf promesi söz vermek tasko görev, iş homa insani, insana ait pasi geçmek (yanından; zaman) skatolo kutu fumi sigara içmek; tütmek rimarki fark etmek traduki çevirmek, tercüme etmek venki yenmek, galip gelmek foto fotoğraf popolo halk, millet restoracio restoran, lokanta finiĝi bitmek, sona ermek parko park tial bu yüzden, bu nedenle buso otobüs fermi kapatmak aparteni ait olmak muro duvar polico polis spekti izlemek (gösteri, maç) vojaĝo yolculuk, seyahat regi hüküm sürmek, yönetmek multo çokluk, bir sürü trafi isabet etmek, hedefi vurmak kaŭzi neden olmak, sebep olmak ridi gülmek unue ilk olarak, önce venonta gelecek, önümüzdeki ekzameno sınav farti (hâl, sağlık) olmak (kiel vi fartas? = nasılsınız?) lakto süt ĝui keyfini çıkarmak, zevk almak nomiĝi adı … olmak aperi ortaya çıkmak, belirmek ĝusta doğru (hatasız) super üstünde, yukarısında (temas etmeden) malfrui gecikmek, geç kalmak fiŝo balık supozi varsaymak, farz etmek haro saç (teli); kıl, tüy leĝo yasa, kanun ĝoji sevinmek fakto olgu ĉeesti hazır bulunmak, katılmak kuŝi yatmak, uzanmak imagi hayal etmek daŭre sürekli, durmadan pravi haklı olmak kisi öpmek oficejo ofis, büro ŝategi çok hoşlanmak, bayılmak ulo adam, kişi (günlük dilde) amikino kadın arkadaş bildo resim, görüntü lernanto öğrenci (öğrenen) tridek otuz biciklo bisiklet malsana hasta korpo beden, vücut nokte geceleyin, gece vakti plura birkaç, birçok ŝuo ayakkabı konsilo öğüt, tavsiye kialo neden, gerekçe reĝo kral sento duygu, his monto dağ almenaŭ en azından, hiç değilse apenaŭ zar zor, güçlükle pasinta geçen, geçmiş precize tam olarak, tam nu peki, hadi (söz başı) simili benzemek voĉo ses voki çağırmak, seslenmek suferi acı çekmek, çekmek fino son, bitiş ŝlosilo anahtar komenciĝi başlamak (kendiliğinden) sukceso başarı rifuzi reddetmek laca yorgun glaso bardak eta küçük, minik konstrui inşa etmek, yapmak preta hazır verki eser yazmak, bestelemek alvoki yanına çağırmak, çağrıda bulunmak kuiri pişirmek dudek yirmi temo konu, tema libera özgür, serbest; boş prepari hazırlamak solvi çözmek flugi uçmak pluvo yağmur hejmo yuva, ev rezulto sonuç ŝipo gemi rakonto hikâye, öykü telefono telefon ŝanco şans, fırsat rompi kırmak ŝteli çalmak (hırsızlıkla) aĝo yaş malantaŭ arkasında feliĉo mutluluk eviti kaçınmak, sakınmak konstruaĵo yapı, bina seĝo sandalye, koltuk ekscii öğrenmek (haber almak), haberdar olmak ĵeti atmak, fırlatmak biero bira purigi temizlemek subite aniden, birden malamiko düşman postuli talep etmek, istemek, gerektirmek preti hazır olmak vento rüzgâr kanto şarkı prezo fiyat dolaro dolar des o kadar (ju pli … des pli … = ne kadar … o kadar …) sano sağlık ŝajne görünüşe göre, anlaşılan sinjorino bayan, hanımefendi kuko pasta, kek forto güç, kuvvet vortaro sözlük hotelo otel decido karar ĝeni rahatsız etmek rezigni vazgeçmek, feragat etmek fine sonunda, nihayet frukto meyve panjo anne (çocuk dilinde) danci dans etmek simpla basit, sade duono yarı, yarım proponi önermek, teklif etmek scivoli merak etmek koloro renk malsano hastalık varma sıcak, ılık reiri geri gitmek, dönmek kelkfoje bazen, birkaç kez bebo bebek pripensi üzerinde düşünmek, düşünüp taşınmak aĵo şey, nesne piedo ayak nepre mutlaka, kesinlikle bedaŭrinde maalesef, ne yazık ki folio yaprak (bitki, kâğıt) regulo kural ses altı estonteco gelecek farita yapılmış, yapılan okupata meşgul ovo yumurta projekto proje, plan starigi dikmek, kurmak, ayağa kaldırmak ŝatata sevilen, beğenilen; gözde aldoni eklemek fama ünlü, meşhur prezenti sunmak, tanıtmak aĝa yaşında (naŭ jarojn aĝa = dokuz yaşında) fajro ateş bonega harika, mükemmel kristnasko Noel halti durmak, duraklamak bruna kahverengi posedi malik olmak, sahip olmak diferenco fark ia bir tür, bir çeşit penso düşünce promeni gezinmek, yürüyüşe çıkmak krei yaratmak erari yanılmak animo ruh, can danki teşekkür etmek najbaro komşu ŝanĝiĝi değişmek flanko yan, taraf malbone kötü, fena propono öneri, teklif trakti ele almak, işlemek (konu) neĝo kar malvarma soğuk usona Amerikan (ABD’ye ait) ju ne kadar (ju pli … des pli … = ne kadar … o kadar …) vilaĝo köy enlitiĝi yatmaya gitmek, yatağa girmek edziĝi evlenmek (erkek için) ellitiĝi yataktan kalkmak proksime yakınlarda, yakın registaro hükümet insulo ada rajto hak prefere tercihen, daha çok aviadilo uçak boni iyi olmak ĉapelo şapka malmulta az, çok az emi eğilimli olmak, yatkın olmak valori değerinde olmak, değmek inviti davet etmek ĉemizo gömlek anstataŭ yerine konfesi itiraf etmek malaperi kaybolmak, yok olmak klaso sınıf facila kolay ĉina Çin; Çince robo elbise vesto giysi, kıyafet stiri dümen tutmak, yönlendirmek terura korkunç, dehşet verici tuŝi dokunmak diskuti tartışmak, görüşmek afabla nazik, cana yakın sufiĉi yetmek, yeterli olmak interesi ilgisini çekmek, ilgilendirmek romano roman nuntempe günümüzde, bugünlerde proksima yakın malsama farklı okazo vesile, fırsat; durum stelo yıldız danĝera tehlikeli viando et kuirejo mutfak savi kurtarmak horloĝo saat (duvar veya kol saati) malŝati hoşlanmamak, sevmemek proksimume yaklaşık olarak relative nispeten, göreceli olarak ekiri yola çıkmak, hareket etmek mateno sabah paco barış vespermanĝo akşam yemeği ĉie her yerde espero umut kastelo şato, kale naturo doğa nombro sayı sekreto sır kampo tarla, alan konsisti -den/-dan oluşmak malfermita açık inteligenta akıllı, zeki celi hedeflemek, amaçlamak dento diş vestaĵo giysi (tek parça) luno ay (gökyüzünde) leciono ders malmulte az, az miktarda situi yer almak, bulunmak (coğrafi konum) aero hava (atmosfer) doloro acı, ağrı forigi ortadan kaldırmak, uzaklaştırmak brako kol arto sanat neniel hiçbir şekilde avo büyükbaba, dede mesaĝo mesaj, ileti plani planlamak aĝi yaşında olmak (li aĝas dek jarojn = on yaşında) informo bilgi, haber vespero akşam religio din kutimi alışkanlığı olmak, genellikle yapmak ree yeniden, tekrar, bir daha flava sarı ago eylem, hareket universitato üniversite plezuro zevk, keyif rusa Rus; Rusça sako torba, çuval revo rüya, düş, hayal daŭrigi sürdürmek, devam ettirmek manĝo yemek, öğün biblioteko kütüphane foje bir keresinde, bir gün interesiĝi ilgilenmek, ilgi duymak onklo amca, dayı, enişte mallonga kısa nutraĵo besin, gıda fremda yabancı ripari onarmak, tamir etmek sperto deneyim, tecrübe taso fincan ŝajnigi -mış/-miş gibi yapmak, numara yapmak konduti davranmak soni ses çıkarmak, kulağa gelmek rapidi acele etmek konservi korumak, saklamak, muhafaza etmek tria üçüncü rilato ilişki malkovri keşfetmek vekiĝi uyanmak amuza eğlenceli, komik pardono af, bağışlama elteni dayanmak, katlanmak diversa çeşitli, türlü lago göl partopreni katılmak koleri kızgın olmak, öfkelenmek saĝa bilge, akıllı dika kalın, şişman cent yüz teamo takım, ekip kunveno toplantı agrabla hoş, tatlı butiko dükkân, mağaza konduto davranış eblo olanak, imkân scio bilgi, bilme konsili öğüt vermek, tavsiye etmek multekosta pahalı danĝero tehlike pura temiz, saf bruo gürültü esprimi ifade etmek timo korku deziro arzu, dilek planedo gezegen ĉefurbo başkent kalkuli hesaplamak mortinta ölü, ölmüş malofte nadiren, seyrek silenti susmak, sessiz olmak taŭgi uygun olmak, elverişli olmak buŝo ağız malrapide yavaşça dolori ağrımak, acımak hejmtasko ev ödevi estro şef, lider, patron renkontiĝi buluşmak, karşılaşmak rozo gül orelo kulak konata tanıdık, bilinen grupo grup, küme kioma kaçıncı (sıra) solvo çözüm somero yaz ŝerco şaka hispana İspanyol; İspanyolca sep yedi posteno görev, makam sciigi haber vermek, bildirmek freneza çılgın, deli plendi şikâyet etmek kontroli kontrol etmek, denetlemek junulo genç (kişi), delikanlı prezidanto başkan, cumhurbaşkanı ferio tatil kontenta memnun, hoşnut mensogo yalan ie bir yerde neniom hiç, zerre kadar stacidomo gar, istasyon ŝtono taş surmeti giymek, takmak gazeto gazete; dergi kruro bacak medikamento ilaç malgraŭ -e rağmen ĉarma çekici, şirin maljunulo yaşlı adam, ihtiyar bati vurmak, dövmek france Fransızca olarak avino büyükanne, nine jarcento yüzyıl levi kaldırmak gasto konuk, misafir meriti hak etmek aliulo başkası, bir başka kişi komenco başlangıç malfacili zor olmak belega muhteşem, çok güzel paĉjo baba (çocuk dilinde) posttagmeze öğleden sonra edziniĝi evlenmek (kadın için) tranĉilo bıçak dependi bağlı olmak menso zihin, akıl botelo şişe donaci hediye etmek, bağışlamak fojfoje ara sıra, zaman zaman koramikino kız arkadaş (sevgili) griza gri konscii farkında olmak ponto köprü rekoni tanımak (daha önce görüleni) batali savaşmak, dövüşmek disponi elinde bulundurmak, emrinde olmak malsanulejo hastane formo biçim, şekil ene içeride, içinde drinki içki içmek enhavi içermek klopodi çabalamak, uğraşmak veri doğru olmak ĝustatempe zamanında eskapi kaçmak, kurtulmak krii bağırmak kaŭzo neden, sebep ordo düzen, sıra supo çorba okupita meşgul, dolu (yer için) enamiĝi âşık olmak forte güçlü biçimde, kuvvetle politiko siyaset, politika bongusta lezzetli televido televizyon entrepreno girişim, teşebbüs peco parça turni çevirmek, döndürmek klare açıkça, net olarak mirinda harika, şaşırtıcı marŝi yürümek rideti gülümsemek ĉefa ana, başlıca fermita kapalı observi gözlemlemek papero kâğıt ties onun, şunun sonĝo rüya, düş (uykuda) teksto metin demeti çıkarmak, yere bırakmak akompani eşlik etmek antikva antik aserti iddia etmek, öne sürmek ŝtato devlet; eyalet elekto seçim, seçenek ĝojo sevinç maltrafi ıskalamak, kaçırmak ok sekiz traduko çeviri, tercüme rimedo çare, araç ripozi dinlenmek malriĉa fakir, yoksul rapida hızlı, çabuk regiono bölge banko banka lundo pazartesi kutimo alışkanlık, âdet malsati aç olmak scienco bilim sekva sonraki, ertesi subteni desteklemek preĝejo kilise, ibadethane sistemo sistem superi aşmak, üstün gelmek konvinki ikna etmek malproksime uzakta vintro kış saluto selam, selamlama miliono milyon matematiko matematik soldato asker firmao firma, şirket frapi vurmak, çarpmak; kapıyı çalmak grandega kocaman, devasa kompreneble elbette, tabii ki kulturo kültür mendi sipariş vermek supre yukarıda, üstte kapablo yetenek, kabiliyet raporto rapor veki uyandırmak komuna ortak okulvitro gözlük loĝejo konut kara sevgili, değerli paŝo adım sango kan sorto kader, talih homaro insanlık, insanoğlu malhelpi engellemek bileto bilet kinejo sinema (salon) eksterlande yurt dışında sperti deneyimlemek, yaşayıp görmek memoro bellek, hafıza nutri beslemek serioza ciddi artikolo makale, yazı; madde; tanımlık hararo saç, saçlar kolekti toplamak, biriktirmek libereco özgürlük trans ötesinde; öte yanında, karşısında mantelo palto, manto sukero şeker samtempe aynı anda nubo bulut internacia uluslararası koncerne ilgili olarak, -e gelince perfekta mükemmel sidiĝi oturmak (yerine geçerek) utili yararlı olmak parolado konuşma, söylev tagmanĝo öğle yemeği malplena boş rigardo bakış freŝa taze premi basmak, sıkmak devo görev, yükümlülük haltigi durdurmak malsukcesi başarısız olmak krimo suç manko eksiklik, yokluk adreso adres socio toplum sesa altıncı trompi aldatmak ĵurnalo gazete (günlük) promeso söz, vaat malsani hasta olmak nazo burun utila faydalı, yararlı itala İtalyan; İtalyanca stacio istasyon, durak fieri gurur duymak kurso kurs armilo silah prizorgi bakmak, ilgilenmek advokato avukat flughaveno havalimanı, havaalanı numero numara dubi şüphe etmek, kuşkulanmak plenigi doldurmak verko eser, yapıt eŭropa Avrupa; Avrupalı tagmanĝi öğle yemeği yemek antaŭa önceki, eski maltrankviliĝi endişelenmek, tedirgin olmak protekti korumak redoni geri vermek, iade etmek malfacilaĵo zorluk, güçlük natura doğal necesa gerekli, zorunlu taŭga uygun, elverişli malbono kötülük, kötü şey fingro parmak