# Esperanto dersi 9: edatlar, yerler ve yönler

Source: https://esperantopedia.org/tr/ogren/kurs/ders-9/
Language: tr
Updated: 2026-10-22

> En la parko “parkta”, en la parkon “parka” demektir – Türkçedeki -da ve -a gibi. Esperanto edatlarını, -n ile yönü ve yol sormayı öğrenin.

Bu derste şeylerin nerede olduğunu ve insanların nereye gittiğini söylemeyi öğreneceksiniz. Yirmi kadar edatla – *en* “içinde”, *sur* “üstünde”, *apud* “yanında”, *inter* “arasında” – ve akıllıca bir kuralla tanışacaksınız: *en*, *sur* ve benzeri kelimelerden sonra *-n* bir yere doğru hareketi gösterir. *Mi promenas en la parko* “Parkta yürüyüş yapıyorum”, *Mi iras en la parkon* ise “Parka (içine) gidiyorum” demektir. Ayrıca yol sormayı ve verilen cevabı anlamayı öğreneceksiniz.

## Diyalog

Kongrenin gezi günü. Ana ile Tomo eski şehri kendi başlarına geziyor.

| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| **Tomo:** Kien ni iras nun? Al la muzeo aŭ en la parkon? | Şimdi nereye gidiyoruz? Müzeye mi, parka mı? |
| **Ana:** Unue al la muzeo, poste en la parkon. | Önce müzeye, sonra parka. |
| **Tomo:** Bone. Sed kie estas la muzeo? | Tamam. Ama müze nerede? |
| **Ana:** Mi ne scias. Mi demandos tiun sinjorinon. | Bilmiyorum. Şu hanıma soracağım. |
| **Ana:** Pardonu, sinjorino, kie estas la urba muzeo? | Affedersiniz hanımefendi, şehir müzesi nerede? |
| **Sinjorino:** Ĝi estas apud la katedralo, sur la granda placo. | Katedralin yanında, büyük meydanda. |
| **Tomo:** Kaj kiel ni iras tien? | Oraya nasıl gideriz? |
| **Sinjorino:** Vi iras rekte ĝis la ponto, poste dekstren. Post la ponto vi vidos la placon. | Köprüye kadar dümdüz gidiyorsunuz, sonra sağa. Köprüden sonra meydanı göreceksiniz. |
| **Ana:** Ĉu ĝi estas malproksime? | Uzak mı? |
| **Sinjorino:** Ne. Piede vi bezonos nur dek minutojn. | Hayır. Yürüyerek yalnızca on dakika sürer. |
| **Ana:** Koran dankon! | Çok teşekkürler! |
| **Tomo:** Jen la placo! Kaj la muzeo estas inter la katedralo kaj la kafejo. | İşte meydan! Müze de katedralle kafenin arasında. |
| **Ana:** Kafejo! Unue mi iras en la kafejon, poste en la muzeon! | Kafe! Önce kafeye, sonra müzeye giriyorum! |
| **Tomo:** Ana kaj kafo – ĉiam kune! | Ana ve kahve – hep birlikte! |

## Yeni kelimeler

| Esperanto | Türkçe | Notlar |
|---|---|---|
| *muzeo* | müze | |
| *parko* | park | |
| *katedralo* | katedral | *preĝejo* “kilise” |
| *placo* | meydan | Türkçedeki “plaza” (alışveriş merkezi) değil |
| *ponto* | köprü | |
| *strato* | sokak, cadde | |
| *stacidomo* | tren istasyonu, gar | *stacio* “istasyon” + *domo* “bina” |
| *kafejo* | kafe, kahvehane | *kafo* + “yer” bildiren *-ej-* |
| *hotelo* | otel | |
| *butiko* | dükkân, mağaza | her türlü dükkân, yalnızca “butik” değil |
| *scii* | bilmek (bir bilgiyi) | *Mi ne scias.* “Bilmiyorum.” |
| *demandi* | sormak | |
| *bezoni* | ihtiyacı olmak, gerekmek | |
| *urba* | şehre ait, belediyeye ait | *urbo* kelimesinden |
| *rekte* | dümdüz, doğruca | |
| *dekstre* | sağda | *dekstren* “sağa” |
| *maldekstre* | solda | *maldekstren* “sola” |
| *proksime* | yakında, yakın | *malproksime* “uzakta, uzak” |
| *piede* | yürüyerek, yaya | *piedo* “ayak” kelimesinden |
| *unue* | önce, ilk olarak | *unu* “bir” kelimesinden |
| *kune* | birlikte | |
| *tiu* | şu, o | *tiu sinjorino* “şu hanım” |
| *kien* | nereye | *kie* + yön bildiren *-n* |
| *tien* | oraya | *tie* + yön bildiren *-n* |
| *koran dankon* | çok teşekkürler | kelimesi kelimesine “yürekten bir teşekkür” |
| *promeni* | yürüyüş yapmak, gezinmek | *Mi promenas en la parko.* |
| *salti* | zıplamak, atlamak | |
| *tablo* | masa | |
| *sidi* | oturmak, oturuyor olmak | |
| *eniri* | girmek | *en* “içinde” + *iri* “gitmek” |
| *turniĝi* | dönmek (yön değiştirmek) | *Turniĝu dekstren!* “Sağa dönün!” (*-iĝ-*: 10. ders; emir: 11. ders) |

## Dil bilgisi

### Sık kullanılan edatlar

Edat, bir şeyin nerede olduğunu ya da şeylerin birbiriyle ilişkisini gösterir. Esperanto’da 33 edat vardır; ilk ihtiyacınız olanlar aşağıda. Tamamı için [edatlar](https://esperantopedia.org/tr/dilbilgisi/edatlar/) sayfasına bakın.

Türkçe bu anlamları çoğu zaman ismin arkasına gelen ekler ve son çekim edatlarıyla verir: “parkta”, “köprünün altında”, “katedralin yanında”. Esperanto’da ise edat ismin önünde durur ve isim değişmez: *en la parko*, *sub la ponto*, *apud la katedralo*.

| Esperanto | Türkçe | Örnek |
|---|---|---|
| *en* | içinde, -de | *en la parko* – parkta |
| *sur* | üstünde | *sur la placo* – meydanda |
| *sub* | altında | *sub la ponto* – köprünün altında |
| *apud* | yanında | *apud la katedralo* – katedralin yanında |
| *inter* | arasında | *inter la muzeo kaj la kafejo* – müze ile kafe arasında |
| *antaŭ* | önünde; -den önce | *antaŭ la hotelo* – otelin önünde |
| *malantaŭ* | arkasında | *malantaŭ la muzeo* – müzenin arkasında |
| *post* | -den sonra; arkasında | *post la ponto* – köprüden sonra |
| *ĉe* | -de, yanında | *ĉe Tomo* – Tomo’da, Tomo’nun yanında |
| *al* | -e, -a; -e doğru | *al la muzeo* – müzeye |
| *de* | -den; -in | *de la stacidomo* – istasyondan |
| *el* | içinden, -den | *el la kafejo* – kafeden (içinden çıkarak) |
| *ĝis* | -e kadar | *ĝis la ponto* – köprüye kadar |
| *tra* | içinden geçerek | *tra la parko* – parkın içinden |
| *ĉirkaŭ* | etrafında | *ĉirkaŭ la placo* – meydanın etrafında |
| *kun* | ile, birlikte | *kun Ana* – Ana’yla |
| *sen* | -siz, olmadan | *sen kafo* – kahvesiz |
| *por* | için | *por Tomo* – Tomo için |
| *pri* | hakkında | *pri la urbo* – şehir hakkında |

Edattan sonra isim normalde *-n* almaz: *kun pano*, *en la parko*.

:::match Edatlar
en = içinde
sur = üstünde
sub = altında
apud = yanında
inter = arasında
malantaŭ = arkasında
:::

### Yön: edat + *-n*

*En*, *sur*, *sub* ve *antaŭ* gibi yer edatlarında *-n* eki bir yere *doğru* hareketi gösterir. *-n* olmadan eylem o yerde olur. Bu, “edattan sonra *-n* gelmez” kuralının tek istisnasıdır; ayrıntılar [belirtme durumu](https://esperantopedia.org/tr/dilbilgisi/belirtme-durumu/) sayfasında.

| Konum (*-n* yok) | Yön (*-n* ile) |
|---|---|
| *Mi promenas en la parko.* – Parkta yürüyüş yapıyorum. | *Mi iras en la parkon.* – Parka (içine) gidiyorum. |
| *La kato saltas sur la tablo.* – Kedi masanın üstünde zıplıyor. | *La kato saltas sur la tablon.* – Kedi masaya zıplıyor. |
| *Ana sidas en la kafejo.* – Ana kafede oturuyor. | *Ana eniras en la kafejon.* – Ana kafeye giriyor. |

Mi promenas en la parko. | Parkta yürüyüş yapıyorum.
Mi iras en la parkon. | Parka (içine) gidiyorum.
La kato saltas sur la tablo. | Kedi masanın üstünde zıplıyor.
La kato saltas sur la tablon. | Kedi masaya zıplıyor.

**Türkçe konuşanlar için.** Bu ayrımı Türkçeden zaten biliyorsunuz: “parkta” ile “parka” arasındaki fark, Esperanto’da *en la parko* ile *en la parkon* arasındaki farktır. *En, sur, sub* gibi yer edatlarında kabaca şöyle düşünebilirsiniz: Türkçede “-de” varsa *-n* yoktur, “-e” varsa *-n* vardır (yalnızca *al* ile kurulan “müzeye” gibi ifadeler bunun dışındadır; aşağıya bakın). Aynı ayrım zarflarda da görülür: “evde – eve” *hejme – hejmen*, “nerede – nereye” *kie – kien*, “orada – oraya” *tie – tien*, “sağda – sağa” *dekstre – dekstren*. “-den” anlamı için *el* ya da *de* kullanılır: “kafeden” *el la kafejo*.

### *Al*, *ĝis* ve *el* *-n* almaz

Bazı edatlar zaten hareket bildirir, bu yüzden hiçbir zaman *-n* almaz: *al la muzeo* “müzeye”, *ĝis la ponto* “köprüye kadar”, *el la kafejo* “kafeden”. *Al* hedefi söyler; *en …-n* ise içeri girdiğinizi.

| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| *Ni iras al la muzeo.* | Müzeye gidiyoruz (müzeye doğru). |
| *Ni iras en la muzeon.* | Müzenin içine giriyoruz. |
| *Ni venas el la muzeo.* | Müzeden (içinden) çıkıp geliyoruz. |

:::ending Yer mi, yön mü?
- o on
? Parkta yürüyüş yapıyorum.
= Mi promenas en la park[o].
? Parka (içine) gidiyorum.
= Mi iras en la park[on].
? Kedi masaya zıplıyor.
= La kato saltas sur la tabl[on].
? Kitap masanın üstünde.
= La libro estas sur la tabl[o].
? Müzeye gidiyoruz.
= Ni iras al la muze[o].
! muzeon → *Al* zaten yön bildirir, bu yüzden ondan sonraki isim -n almaz.
:::

### Yön zarfları: *-en*

Yer zarfları da yön için *-n* alır: *hejme* “evde” → *hejmen* “eve”, *dekstre* “sağda” → *dekstren* “sağa”, *kie* “nerede” → *kien* “nereye”, *tie* “orada” → *tien* “oraya”.

| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| *Kie vi estas? – Hejme.* | Neredesin? – Evde. |
| *Kien vi iras? – Hejmen.* | Nereye gidiyorsun? – Eve. |
| *Turniĝu dekstren.* | Sağa dönün. |

:::write Nerede mi, nereye mi?
? *Ana estas ___.* “Ana evde.”
= hejme
? *Ana iras ___.* “Ana eve gidiyor.”
= hejmen
? *La hotelo estas ___.* “Otel solda.”
= maldekstre
? *Turniĝu ___!* “Sağa dönün!”
= dekstren
? *Ni iras ___.* “Oraya gidiyoruz.”
= tien
:::

## Alıştırmalar

:::quiz 9. ders alıştırmaları
? *Mi iras en la parkon* ne demektir?
- “Parkta yürüyüş yapıyorum.”
- “Parka (içine) gidiyorum.” *
- “Parktan çıkıyorum.”
? Seçin: *La kato saltas ___* (“masaya”).
- *sur la tablo*
- *sur la tablon* *
- *al la tablon*
? Seçin: *Ni iras ___* (“müzeye”).
- *al la muzeo* *
- *al la muzeon*
- *en la muzeo*
? Esperanto’ya çevirin (tanımlık *la* ile): “Müze katedralin yanında.”
= La muzeo estas apud la katedralo
? Hangi edat “arasında” demektir?
- *inter* *
- *sub*
- *tra*
? “Nereye” anlamındaki tek soru kelimesini kullanarak çevirin: “Nereye gidiyorsun?”
= Kien vi iras
? Esperanto’ya çevirin: “Eve gidiyorum.”
= Mi iras hejmen
? Seçin: *La libro estas ___* (“masanın üstünde”).
- *sur la tablo* *
- *sur la tablon*
- *al la tablo*
? Esperanto’ya çevirin (tanımlık *la* ile): “köprüden sonra”
= post la ponto
:::

## Kültür köşesi

Dünyanın dört bir yanında yüzlerce sokak, park ve köprü Esperanto’nun yaratıcısı Zamenhof’un adını taşır – Polonya ve Litvanya’dan İsrail ve Brezilya’ya kadar. Viyana’da, Hugo Steiner’in 1927’de kurduğu ve 2005’ten beri Palais Mollard’da bulunan Avusturya Ulusal Kütüphanesi Esperanto Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Daha fazlası için bkz. [L. L. Zamenhof](https://esperantopedia.org/tr/esperanto-hakkinda/zamenhof/).

## Sık sorulan sorular

### *Al la parko* ile *en la parkon* arasındaki fark nedir?

*Al la parko* “parka doğru” demektir – belki yalnızca parkın kapısına kadar. *En la parkon* ise “parkın içine” demektir: sonunda içeridesiniz. İkisi de hareket bildirir.

### *En* her zaman “içinde” mi demektir?

Yer için evet: *en la urbo* “şehirde”. *-n* ile “içine” demektir. Esperanto *en* edatını *en Julio* “temmuzda” ve *en 1887* “1887’de” gibi zamanlar için de kullanır.

### Diyalogda neden *dek minutojn*, yani *-n* ile söyleniyor?

Çünkü *dek minutojn*, *bezonos* “ihtiyacı olacak” fiilinin nesnesidir. Türkçede “on dakikaya ihtiyacınız olacak” deriz, ama *bezoni* doğrudan nesne alır. Bu, [5. derste](https://esperantopedia.org/tr/ogren/kurs/ders-5/) öğrendiğiniz belirtme durumunun aynısıdır.

## Kaynaklar

- [Fundamento de Esperanto – İngilizce dil bilgisi (8., 13. ve 14. kurallar)](https://www.akademio-de-esperanto.org/fundamento/gramatiko_angla.html)
- [PMEG: Rolvortetoj (edatlar)](https://bertilow.com/pmeg/gramatiko/rolmontriloj/rolvortetoj/index.html)
- [PMEG: N-finaĵo por direkto (yön)](https://bertilow.com/pmeg/gramatiko/rolmontriloj/n/direkto.html)
- [Wikipedia: L. L. Zamenhof (adını taşıyan yerler, İngilizce)](https://en.wikipedia.org/wiki/L._L._Zamenhof)
- [Wikipedia: Esperantomuseum (Almanca)](https://de.wikipedia.org/wiki/Esperantomuseum)
- [Avusturya Ulusal Kütüphanesi: Esperanto Müzesi (İngilizce)](https://www.onb.ac.at/en/museums/esperanto-museum)
