İfadeler
Esperanto’da alışveriş ve para: fiyatlar, ödeme, bankalar
Dört fiil – aĉeti, vendi, pagi, kosti – ve birkaç düzine isim dükkânları, fiyatları, bankaları ve para birimlerini karşılar.
Esperanto’da “satın almak” aĉeti, “satmak” vendi, “ödemek” pagi, “mal olmak, tutmak” ise kosti demektir. “Dükkân” vendejo ya da butiko, “fiyat” prezo, “para” mono olur. Fiyat, kosti fiilinden sonra -n ekini alır: Ĝi kostas dek du eŭrojn – “On iki avro tutuyor.” Okunuş rehberleri kelimeleri hecelere böler, vurgulu heceyi büyük harflerle gösterir ve sesleri Türkçe yazımla verir (ç = ĉ, c = ĝ, ş = ŝ, y = j, u = ŭ, ts = c).
Dükkânlar ve pazarlar
| Türkçe | Esperanto | Okunuş | Not |
|---|---|---|---|
| dükkân, mağaza | vendejo | ven-DE-yo | ReVo: satış ve alışveriş yeri; bugün bir bina ya da web sitesi çağrıştırır |
| dükkân (cadde üzerinde) | butiko | bu-Tİ-ko | ReVo: genellikle zemin katta, perakende satış yapar |
| süpermarket | superbazaro, supervendejo | su-per-ba-ZA-ro, su-per-ven-DE-yo | geniş bir ürün yelpazesi sunan büyük dükkân |
| büyük mağaza | ĉiovendejo | çi-o-ven-DE-yo | “hepsi-dükkân”. Magazeno ReVo’ya göre depo ya da büyük bir dükkândır, dergi (“magazin”) değil |
| pazar, çarşı | bazaro | ba-ZA-ro | birçok tezgâhın bulunduğu bir salon ya da açık hava yeri |
| eczane | apoteko | a-po-TE-ko | ilaçların hazırlanıp satıldığı yer |
| fırın | bakejo | ba-KE-yo | unlu mamullerin yapıldığı ya da satıldığı yer |
| çevrim içi mağaza | retbutiko | ret-bu-Tİ-ko | reto “ağ” + butiko |
| alışverişe çıkmak | butikumi | bu-ti-KU-mi | ReVo: çeşitli alımlar için dükkânları gezmek |
Dükkân adları tek bir kalıbı izler: satılan şey + -vendejo, örneğin libr·o·vend·ej·o. -ej- eki “yer”, -ist- eki bir şeyi yapan kişi demektir; bu yüzden vendisto satıcı, butikisto dükkâncıdır. Bkz. kelime türetme, son ekler ve meslekler ve iş. Giysiler, bedenler ve deneme kabini ifadeleri giysiler sayfasında, geziler için hızlı alışveriş ifadeleri ise seyahat sayfasındadır. Türkçede “pazar” hem çarşıdır hem haftanın bir günüdür; Esperanto’da bunlar bazaro ve dimanĉo olarak ayrılır.
Satın almak, satmak ve ödemek
| Türkçe | Esperanto | Okunuş | Not |
|---|---|---|---|
| satın almak | aĉeti | a-ÇE-ti | aĉeti de iu “birinden satın almak” |
| satmak | vendi | VEN-di | vendi al iu “birine satmak” |
| ödemek | pagi | PA-gi | pagi por la libro “kitap için ödemek” |
| mal olmak, tutmak | kosti | KOS-ti | fiyat -n alır, aşağıya bakın |
| değerinde olmak | valori | va-LO-ri | valori dek eŭrojn “on avro değerinde olmak” |
| fiyat | prezo | PRE-zo | |
| indirim | rabato | ra-BA-to | fari rabaton “indirim yapmak” (ReVo) |
| makbuz, fiş | kvitanco | kvi-TAN-tso | ReVo: ödemenin yazılı kanıtı |
| kasa | kaso | KA-so | ĉe la kaso “kasada” |
| kasiyer | kasisto | ka-SİS-to | kaso + -isto |
| müşteri | kliento | kli-EN-to | bir dükkânın ya da şirketin düzenli alıcısı |
| alışveriş torbası | aĉetsako | a-çet-SA-ko | |
| alışveriş arabası | aĉetĉareto | a-çet-ça-RE-to | ĉareto “küçük araba” |
| cüzdan | monujo | mo-NU-yo | mono + -uj- “kap” |
| para üstü | restmono | rest-MO-no | “kalan para” |
| bahşiş | trinkmono | trink-MO-no | “içki parası” |
| pahalı | multekosta | mul-te-KOS-ta | “çok mal olan” |
| ucuz | malmultekosta, malkara | mal-mul-te-KOS-ta, mal-KA-ra | mal- karşıtını verir |
Kara ayrıca “sevgili, aziz” demektir ve ReVo onun “pahalı” anlamını eskimiş olarak işaretler. ReVo ayrıca pagi la manĝon “yemeği ödemek” sözünün kaçınılması gerektiğini söyler ve pripagi la manĝon önerir; yalın biçim pagi por la manĝo’dur.
Fiyat cümlede nasıl çalışır
Fiyat, uzunluk ya da ağırlık gibi bir ölçüdür ve fiilden sonra gelen ölçü -n alır. Başvuru dil bilgisi PMEG, Fundamento’daki Kvar metroj da tiu ĉi ŝtofo kostas naŭ frankojn “Bu kumaştan dört metre dokuz franka mal olur” cümlesini açıklar: naŭ frankojn bir nesne değil, maliyeti gösteren bir ölçü tümlecidir. ReVo da aynı görüştedir ve kosti’yi geçişsiz olarak işaretler. Sayı kelimeleri hiç değişmez; arkalarındaki isim du’dan itibaren -j, fiyat için ise -n alır. Türkçede fiyat “on avroya mal olur” diye yönelme durumuyla söylenir; Esperanto’da bu iş -n ile görülür. Bkz. belirtme durumu, sayılar ve sayı çevirici.
| Esperanto | Türkçe | Not |
|---|---|---|
| Kiom kostas unu kilogramo da pomoj? | Bir kilo elma ne kadar? | da bir miktarı ölçülen şeye bağlar |
| Ili kostas du eŭrojn kaj kvindek cendojn. | 2,50 avro tutuyorlar. | iki isim de -n alır |
| La libro valoras dek eŭrojn. | Kitap on avro değerinde. | PMEG: valori de bir ölçü alır |
| Mi pagis dek eŭrojn por la libro. | Kitap için on avro ödedim. | para nesnedir, mal por’dan sonra gelir |
| Mi aĉetis ĝin por dek eŭroj. | Onu on avroya aldım. | por’dan sonra fiyat -n almaz |
| Mi pagis per kreditkarto. | Kredi kartıyla ödedim. | per “aracılığıyla” |
| Mi pagos kontante. | Nakit ödeyeceğim. | kontante “nakit olarak” |
| Tiu ŝtofo kostas po dek eŭrojn por metro. | O kumaşın metresi on avro. | po miktardan önce gelir |
PMEG, kostas dek eŭrojn po metro biçimine karşı uyarır: po, tekrar eden toplamdan önce gelir. PMEG ayrıca açık alım satım için por, diğer değişimler için kontraŭ önerir, ama sınırın çoğu zaman bulanık olduğunu söyler; ReVo satışlar için ikisini de kullanır.
Bankalar ve para
| Türkçe | Esperanto | Okunuş | Not |
|---|---|---|---|
| banka | banko | BAN-ko | bir şubesi bankejo’dur |
| banka hesabı | bankkonto | bank-KON-to | tasarruf hesabı: ŝparkonto |
| ATM, bankamatik | bankaŭtomato, monaŭtomato | ban-kau-to-MA-to, mo-nau-to-MA-to | ReVo ikisini de verir, ayrıca elpagaŭtomato |
| kredi kartı | kreditkarto | kre-dit-KAR-to | banka kartı: bankokarto. ReVo’nun alıntıladığı bir metinde debetkarto (debit kart) da geçer |
| bozuk para, madeni para | monero | mo-NE-ro | |
| banknot, kâğıt para | monbileto | mon-bi-LE-to | ReVo banknoto’yu kaçınılması gereken biçim olarak işaretler |
| yatırmak | deponi | de-PO-ni | |
| çekmek | elpreni | el-PRE-ni | elpreni monon el la bankaŭtomato “bankamatikten para çekmek” |
| biriktirmek, tasarruf etmek | ŝpari | ŞPA-ri | birikimler: ŝparaĵoj |
| ödünç vermek, ödünç almak | prunti | PRUN-ti | aşağıya bakın |
| faiz | interezo | in-te-RE-zo | |
| borçlu olmak | ŝuldi | ŞUL-di | borç: ŝuldo |
| maaş | salajro | sa-LAY-ro |
Prunti iki yönde de çalışır ve ReVo iki anlamı da verir: Mi pruntis al li monon “Ona ödünç para verdim”, Mi pruntis monon de amiko “Bir arkadaştan ödünç para aldım”. Açıklık için pruntedoni “ödünç vermek” ve pruntepreni “ödünç almak” kullanın; ReVo ikisini de verir ve iki kelimeli yazımı (prunte doni) daha düzenli bulur. Türkçede de yönü “ödünç vermek” ve “ödünç almak” diye ayırırsınız. Borcun kendisi prunto’dur.
Para birimleri
| Türkçe | Esperanto | Okunuş | Not |
|---|---|---|---|
| avro | eŭro | EU-ro | ReVo: Ĝi kostas dek eŭrojn kaj kvindek cendojn |
| dolar | dolaro | do-LA-ro | ABD, Kanada, Avustralya, Singapur ve diğerleri |
| İngiliz sterlini | pundo | PUN-do | funto ağırlık birimidir, yaklaşık yarım kilogram |
| yen | eno | E-no | jeno değil; o “aşağıdaki” demektir |
| ruble | rublo | RU-blo | Rusya ve Belarus |
| zloti | zloto | ZLO-to | Polonya; çoğul zlotoj |
| frank | franko | FRAN-ko | İsviçre, birkaç Afrika devleti ve eskiden Belçika, Fransa ve Lüksemburg |
| yuan | juano | yu-A-no | Çin |
Bir ülkenin parası onun valuto’sudur “para birimi”; bir para birimi ise monunuo. Adlar sıradan, küçük harfli isimlerdir: unu dolaro, dek dolaroj, fiyat olarak dek dolarojn. Alt birimler arasında cendo “sent”, penco “peni” ve kopeko “kapik” (rublenin yüzde biri) vardır. Yen, eno “iç kısım” kelimesi gibi yazıldığı için ayrımı yalnızca bağlam yapar. Türk lirası için ReVo’da bir madde bulamadık (ReVo’daki liro İtalya’nın eski para birimidir), bu yüzden bir ad uydurmuyoruz; gerektiğinde la turka valuto “Türkiye’nin para birimi” diyebilirsiniz.
Spesmilo. Esperanto’nun bir zamanlar kendi parası vardı. Spesmilo (₷) 1907’de René de Saussure tarafından önerildi ve Birinci Dünya Savaşı’ndan önce, özellikle bir Esperanto çek bankası olan Ĉekbanko Esperantista aracılığıyla kullanıldı. Bir spesmilo 1.000 speso’ydu; 0,733 g saf altına, yaklaşık yarım ABD dolarına denkti. İngilizce Vikipedi onu kullanımdan kalkmış olarak niteler. PMEG şu örneği aktarır: Mia ringo valoras tri kaj duonon da spesmiloj – “Yüzüğüm üç buçuk spesmilo değerinde.”
Pazarda bir konuşma
| Kim | Esperanto | Türkçe |
|---|---|---|
| satıcı | Bonan tagon! Kion vi deziras? | İyi günler! Ne istersiniz? |
| alıcı | Bonan tagon. Kiom kostas unu kilogramo da pomoj? | Merhaba. Bir kilo elma ne kadar? |
| satıcı | Du eŭrojn kaj kvindek cendojn. | İki avro elli sent. |
| alıcı | Bone, mi aĉetos du kilogramojn. Ĉu vi havas ankaŭ pirojn? | Peki, iki kilo alayım. Armut da var mı? |
| satıcı | Jes, ili estas pli malmultekostaj: ili kostas unu eŭron kaj kvindek cendojn. | Evet, onlar daha ucuz: bir avro elli sent. |
| alıcı | Mi prenos unu kilogramon. | Bir kilo alacağım. |
| satıcı | Ĉio kune kostas ses eŭrojn kaj kvindek cendojn. | Hepsi birlikte 6,50 avro. |
| alıcı | Jen dudek eŭroj. | Buyurun, yirmi avro. |
| satıcı | Dankon. Jen via restmono: dek tri eŭroj kaj kvindek cendoj. | Teşekkürler. Para üstünüz: 13,50 avro. |
| alıcı | Dankon. Ĉu mi povas ricevi kvitancon? | Teşekkürler. Fiş alabilir miyim? |
| satıcı | Certe. Ĝis revido! | Elbette. Hoşça kalın! |
Sık sorulan sorular
Esperanto’da “Ne kadar?” nasıl denir?
Kiom kostas ĝi? (Kİ-om KOS-tas ci). Şeyi söylemek için fiilden sonra koyun: Kiom kostas la pomoj? – “Elmalar ne kadar?” Yanıtta -n bulunur: Ili kostas du eŭrojn.
kosti’den sonra fiyat -n alır mı?
Evet: Ĝi kostas dek eŭrojn. PMEG bu -n ekini bir nesne değil, ölçü tümleci sayar; ReVo kosti’yi geçişsiz olarak işaretler. esti ya da por’dan sonra fiyat -n almaz: La prezo estas dek eŭroj, por dek eŭroj.
butiko ile vendejo arasındaki fark nedir?
İkisi de “dükkân” demektir. ReVo butiko’yu cadde seviyesinde perakende satış yapan dükkân, vendejo’yu satış ve alışveriş için ayrılmış herhangi bir yer diye tanımlar. Tezgâhlı bir pazar bazaro’dur; ReVo, merkato’nun hiçbir zaman bir yer olmadığını, yalnızca ekonomik anlamdaki pazar olduğunu söyler.
Esperanto’da yen nedir?
Eno, örneğin Ĝi kostas cent enojn – “Yüz yen tutuyor” (kelime ReVo’da ve Esperanto Vikipedisi’nde vardır; ReVo’nun kendi örneği ĉiu telero kostas 100 enojn). Jeno ise başka bir kelimedir, “aşağıdaki” demektir.
Esperanto’nun kendi para birimi var mı?
Tarihsel olarak evet: spesmilo, 1907’de önerildi ve Birinci Dünya Savaşı’ndan önce kullanıldı. İngilizce Vikipedi onu kullanımdan kalkmış olarak niteler.
Kaynaklar
- ReVo: vendi, vendejo, ĉiovendejo, butikumi, butiko, butikisto, retbutiko, bazaro, superbazaro, merkato, magazeno
- ReVo: apoteko, bakejo, librovendejo, aĉeti, aĉetsako, ĉaro, aĉetĉareto
- ReVo: pagi, kosti, valori, prezo, rabato, kvitanco, kaso, kasisto, kliento, kara
- ReVo: mono, monero, monujo, restmono, trinkmono, monunuo, kontante, kreditkarto, bankokarto, debetkarto, bankkonto, ŝparkonto, bankaŭtomato, monaŭtomato, banknoto
- ReVo: banko, bankejo, deponi, ŝpari, prunti, interezo, ŝuldi, salajro, valuto
- ReVo: eŭro, dolaro, pundo, eno (yen), eno (iç kısım), rublo, zloto, franko, juano, cendo, penco, kopeko, speso, spesmilo, liro
- PMEG: N-finaĵo por mezuro (kostas naŭ frankojn, valoras … spesmiloj)
- PMEG: por, per, po, kontraŭ
- Wikipedia: Spesmilo, Vikipedio: Spesmilo, Wikipédia: Spesmilo
- Vikipedio: Japana eno
- TDK Güncel Türkçe Sözlük: Türkçe karşılıkların yazımı
Esperantopedia işinize yaradıysa ona destek olabilirsiniz.