İfadeler
Esperanto’da giysiler ve alışveriş ifadeleri
Esperanto giysi kelimelerinin çoğu kısa ve düzenli köklerdir; gerisini üç fiil karşılar: porti “giymek, taşımak”, surmeti “üstüne geçirmek” ve vesti “giydirmek”.
Esperanto’da giysiler vestoj’dur; bu kelime “giysi, kıyafet” anlamındaki vesto’dan gelir ve tek bir giysi parçasına vestaĵo denir. Bir giysinin üzerinizde olduğunu söylemek için porti ya da surhavi, giyme eylemi için surmeti, birine giysi giydirmek için vesti kullanılır. Okunuş sütunu kelimeleri hecelere böler ve vurgulu heceyi büyük harflerle gösterir; harfler Türkçe yazımla verilmiştir (bkz. alfabe).
Günlük giysiler
| Türkçe | Esperanto | Okunuş | Not |
|---|---|---|---|
| giysiler, kıyafet | vestoj, vesto | VES-toy, VES-to | vesto tek bir giysi de olabilir |
| gömlek | ĉemizo | çe-Mİ-zo | Başka giysilerin altına ya da üstüne giyilir |
| bluz | bluzo | BLU-zo | |
| kazak | pulovero, svetero | pu-lo-VE-ro, sve-TE-ro | trikjako hırkadır |
| ceket | jako | YA-ko | Önden açılır; jaketo kısa olandır |
| palto, manto | mantelo, palto | man-TE-lo, PAL-to | palto kalın dış paltodur; pluvmantelo yağmurluktur |
| yelek | veŝto | VEŞ-to | Kolsuzdur, genellikle ceketin altına giyilir |
| pantolon | pantalono | pan-ta-LO-no | Tek giysi olduğu için tekildir (Türkçedeki “pantolon” gibi) |
| kot pantolon | ĝinzo | CİN-zo | ReVo ĵinzo diye de yazar |
| şort | pantaloneto, ŝorto | pan-ta-lo-NE-to, ŞOR-to | |
| etek | jupo | YU-po | |
| elbise | robo | RO-bo | Aşağıdaki benzer görünen kelimelere bakın |
| takım elbise | kostumo, vestokompleto | kos-TU-mo, ves-to-kom-PLE-to |
İç çamaşırı, gecelik ve mayo
| Türkçe | Esperanto | Okunuş | Not |
|---|---|---|---|
| iç çamaşırı | subvesto | sub-VES-to | Görünen giysilerin altına giyilir |
| külot, don | kalsono | kal-SO-no | |
| sutyen | mamzono | mam-ZO-no | mamo “meme” + zono “kemer, kuşak” |
| pijama | piĵamo | pi-JA-mo | ĵ Türkçedeki j gibi okunur: pijama |
| mayo | bankostumo | ban-kos-TU-mo | bani “banyo yapmak, yıkanmak” |
Ayakkabı, şapka ve aksesuar
| Türkçe | Esperanto | Okunuş | Not |
|---|---|---|---|
| ayakkabı | ŝuo | ŞU-o | Tek ayakkabı; bir çift paro da ŝuoj |
| bot, çizme | boto | BO-to | ReVo: dize kadar çıkan yüksek ayakkabı |
| sandalet | sandalo | san-DA-lo | |
| kısa çorap | ŝtrumpeto | ştrum-PE-to | Kısadır; duonŝtrumpo da denir |
| uzun çorap | ŝtrumpo | ŞTRUM-po | ReVo: örmedir, diz boyuna yakın |
| şapka | ĉapelo | ça-PE-lo | Kenarı vardır |
| başlık (kenarsız) | ĉapo | ÇA-po | Kenarı yoktur; siperlikli olan kaskedo’dur |
| kravat | kravato | kra-VA-to | |
| kemer | zono | ZO-no | Belin çevresindeki şerit |
| eldiven | ganto | GAN-to | Tek eldiven; bir çift paro da gantoj |
| şal, atkı | ŝalo | ŞA-lo | Omuzlara alınır |
Parçalar ve malzemeler
| Türkçe | Esperanto | Okunuş |
|---|---|---|
| düğme | butono | bu-TO-no |
| cep | poŝo | PO-şo |
| kol (giysinin) | maniko | ma-Nİ-ko |
| yaka | kolumo | ko-LU-mo |
| fermuar | zipo | Zİ-po |
| kumaş | ŝtofo | ŞTO-fo |
| yün | lano | LA-no |
| pamuk | kotono | ko-TO-no |
| ipek | silko | SİL-ko |
| deri | ledo | LE-do |
Bir malzeme -a ile sıfat olur: lana ŝalo “yün şal”, kotona ĉemizo “pamuklu gömlek”, leda jako “deri ceket”. Türkçede malzeme adı ek almadan sıfat görevi görür (“deri ceket”); Esperanto’da -a gerekir. Buradaki kelimelerin çoğu 1905 tarihli Fundamento’dan gelir. Robo, palto, bluzo, sandalo, piĵamo, zipo ve kaskedo sonraki Resmî Eklemelerdir; pulovero, svetero, ŝorto ve ĝinzo ReVo’da bulunur, ancak resmî olarak işaretlenmemiştir.
Türkçe konuşanlar için benzerlikler ve tuzaklar
| Türkçe kelime | Esperanto | Ne anlama gelir |
|---|---|---|
| elbise | vesto, robo | Türkçede “elbise” hem giysiyi hem kadın elbisesini anlatır; Esperanto ikisini ayırır. Vesto giysi ya da giysi parçasıdır; robo ReVo’ya göre uzun bir cübbe ve çoğunlukla kadınlara özgü tek parça elbisedir. Sabahlık ĉambra robo’dur |
| kostüm | kostumo | Türkçedeki “kostüm” sahne giysisinin yanı sıra takım giysiyi de (TDK: erkek takımı, kadın dış giysisi) anlatır. Kostumo ise ReVo’ya göre bir ulusa, sınıfa, döneme ya da mesleğe özgü giysidir; sahne kostümüne yakındır. Uyumlu bir giysi takımı vestokompleto’dur |
| yelek | veŝto | Vesto giysidir; yelek veŝto’dur |
| çorap | ŝtrumpeto, ŝtrumpo | Türkçede kısa ve uzun çorap tek kelimedir; Esperanto ayırır: kısa olan ŝtrumpeto, diz boyuna yakın örme olan ŝtrumpo |
| poşet | poŝo | Türkçedeki “poşet” torbadır; poŝo ise cep demektir |
| palto, bluz, pantolon, şort, kravat, pijama, sandalet, kasket | palto, bluzo, pantalono, ŝorto, kravato, piĵamo, sandalo, kaskedo | Anlamları ve yazılışları Türkçeye benzer; kolayca akılda kalır |
Giysi fiilleri
| Türkçe | Esperanto | Okunuş | Not |
|---|---|---|---|
| giydirmek | vesti | VES-ti | Nesne ister |
| giyinmek | vestiĝi, vesti sin | ves-Tİ-ci | |
| soyunmak | senvestiĝi | sen-ves-Tİ-ci | |
| giymek, üstüne geçirmek | surmeti | sur-ME-ti | Giyme eylemi |
| çıkarmak | demeti | de-ME-ti | surmeti’nin karşıtı |
| giyiyor olmak | porti, surhavi | POR-ti, sur-HA-vi | Bir durum |
| denemek (giysiyi) | surprovi, provi | sur-PRO-vi, PRO-vi | |
| düğmelemek, düğmeyi çözmek | butonumi, malbutonumi | bu-to-NU-mi, mal-bu-to-NU-mi | butoni daha kısa bir değişkedir |
Porti, surhavi ya da surmeti?
Surmeti bir şeyi üstünüze geçirdiğiniz andır. Porti ve surhavi ise giyiyor olmayı anlatır. Porti aynı zamanda “taşımak” demektir; bu yüzden Li portas la mantelon “paltoyu giyiyor” ya da “paltoyu taşıyor” anlamına gelebilir. Surhavi (ReVo’da “üzerinde bulundurmak”) ise yalnızca giyilmiş olmayı anlatır. Türkçedeki “giymek” hem eylemi hem durumu karşılar; Esperanto bunları ayırır.
| Fiil | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| surmeti | Mi surmetas la mantelon. | Paltomu giyiyorum. |
| porti | Ŝi ofte portas verdan ĉapelon. | Sık sık yeşil bir şapka takıyor. |
| surhavi | Li surhavas novan jakon. | Üzerinde yeni bir ceket var. |
| demeti | Mi demetas la ŝuojn ĉe la pordo. | Ayakkabılarımı kapıda çıkarıyorum. |
Vesti nesne ister, tıpkı Türkçedeki “giydirmek” gibi: Ŝi vestas la infanon. – “Çocuğu giydiriyor.” Kendiniz için vestiĝi ya da vesti sin kullanın: La infano vestiĝas mem. – “Çocuk kendi kendine giyiniyor.” Aradaki fark -ig- ve -iĝ- sayfasında, sin ise zamirler sayfasında açıklanır.
Giysi kelimelerini türetmek
Asıl kelime sonda gelir: kap·vest·o “baş giysisi”dir. Daha fazlası için kelime türetme, ön ekler ve son ekler sayfalarına bakın.
| Kalıp | Örnekler | Türkçe |
|---|---|---|
| X·vesto | kapvesto, piedvesto, noktovesto, survesto | baş giysisi, ayak giysisi, gece giysisi, dış giysi |
| -aĵ- | vestaĵo, trikaĵo | bir giysi parçası, örgü giysi |
| -ar- | vestaro | bütün bir giysi takımı |
| -ej- | vestejo, vestvendejo, kudrejo | vestiyer, giysi mağazası, dikiş atölyesi |
| ŝranko | vestoŝranko | gardırop (dolap) |
| -ist- | kudristo, botisto, gantisto | terzi, çizmeci, eldivenci |
| -uj- | monujo | cüzdan, “para kabı” |
| mal- | malvesti, malbutonumi, mallonga | soymak, düğmeyi çözmek, kısa |
PMEG’in -aĵ- için örneği tolo → tolaĵo “ketenden yapılmış bir şey”dir; -ej- için ĉapelejo “şapka dükkânı ya da şapkaların saklandığı yer” örneğini verir.
Beden ve renkler
| Türkçe | Esperanto | Okunuş |
|---|---|---|
| büyük | granda | GRAN-da |
| küçük | malgranda | mal-GRAN-da |
| uzun | longa | LON-ga |
| kısa | mallonga | mal-LON-ga |
| geniş | larĝa | LAR-ca |
| dar | mallarĝa | mal-LAR-ca |
| yeni | nova | NO-va |
| eski | malnova | mal-NO-va |
Sıfatlar isme uyar: Ĉi tiuj ŝuoj estas tro malgrandaj. – “Bu ayakkabılar çok küçük.” Türkçede sıfat çoğul almaz (“küçük ayakkabılar”); Esperanto’da sıfat da çoğul -j ve belirtme -n alır. “Daha uzun” için pli kullanın: Mi serĉas pli longan jupon. – “Daha uzun bir etek arıyorum.” Bkz. karşılaştırma ve belirtme durumu. Renkler de sıfattır: ruĝa jupo, helblua ĉemizo. Renkler sayfası bunları tonlarıyla birlikte listeler.
Giysi alışverişi için ifadeler
Bakmak ve denemek
| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| Mi serĉas nigran jakon. | Siyah bir ceket arıyorum. |
| Ĉu mi povas provi ĝin? | Deneyebilir miyim? |
| Kie estas la provbudo? | Deneme kabini nerede? |
| Ĉu vi havas ĝin en alia koloro? | Bunun başka bir rengi var mı? |
| Ĉu vi havas ĝin en pli granda mezuro? | Bunun daha büyük bedeni var mı? |
ReVo provbudo’yu giysi mağazasında giysi denemeye ayrılmış kabin olarak tanımlar. Surprovi tam fiildir, ama yalın provi de yaygındır.
Beden ve duruş
| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| Kiu estas via mezuro? | Bedeniniz kaç? |
| Ĝi estas tro granda. | Çok büyük. |
| Ili estas tro mallongaj. | Çok kısalar. |
| Tiu jako bone sidas al vi. | O ceket size çok yakışıyor. |
Burada sidi, görünüş bakımından yakışmak demektir (ReVo). Mezuro, kelimesi kelimesine “ölçü”, giysi bedeni için kullanılır.
Fiyat ve ödeme
| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| Kiom ĝi kostas? | Ne kadar? |
| Ĝi estas tro multekosta. | Çok pahalı. |
| Ĉu vi povas doni rabaton? | İndirim yapabilir misiniz? |
| Mi prenos ĝin. | Bunu alıyorum. |
| Ĉu mi povas pagi per karto? | Kartla ödeyebilir miyim? |
| Ĉu mi povas interŝanĝi ĝin? | Değiştirebilir miyim? |
Mağaza butiko ya da vendejo, mağaza sahibi ya da satıcı butikisto’dur. Giysi mağazası vestvendejo (ReVo’nun kelimesi) ya da vestobutiko’dur. Birden çok şey için ilin kullanın: Mi prenos ilin.
Ne giyiyorsunuz?
| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| Hodiaŭ mi portas bluan ĉemizon kaj grizan pantalonon. | Bugün mavi bir gömlek ve gri bir pantolon giyiyorum. |
| Kion vi surmetos hodiaŭ? | Bugün ne giyeceksiniz? |
| Ekstere estas malvarme, surmetu vian mantelon! | Dışarısı soğuk, paltonuzu giyin! |
Her mevsimde ne giyileceği hava ve mevsimler sayfasındadır.
Sık sorulan sorular
Esperanto’da “giysiler” nasıl denir?
Vestoj. Tek bir parça vestaĵo’dur. “Giymek” porti ya da surhavi’dir: Mi portas ruĝan robon. – “Kırmızı bir elbise giyiyorum.”
Esperanto’da “elbise” nasıl denir?
Kadın elbisesi robo’dur: Ŝi surhavas ruĝan robon. – “Üzerinde kırmızı bir elbise var.” “Giydirmek” fiili vesti’dir.
Esperanto’da porti ile surmeti arasındaki fark nedir?
Surmeti giysiyi giymek, yani üstüne geçirmektir; porti ve surhavi giyiyor olmaktır. Demeti giysiyi çıkarmaktır.
Esperanto’da “Bunu deneyebilir miyim?” nasıl sorulur?
Ĉu mi povas provi ĝin? ya da daha doğrusu Ĉu mi povas surprovi ĝin?
Esperanto’da pantalono tekil mi, çoğul mu?
Tekil. Bir pantolon tek giysidir: unu pantalono; iki pantolon du pantalonoj. Türkçedeki “pantolon” da tekildir (“iki pantolon”). Aynısı kalsono, ŝorto ve ĝinzo için de geçerlidir. Ayakkabı, eldiven ve çorapta ise tersi olur: ŝuo, ganto ve ŝtrumpo birer parçadır, bu yüzden bir çift paro da ŝuoj’dur.
Kaynaklar
- ReVo: vesto, vesti, vestaĵo, vestaro, vestejo, subvesto, kapvesto, piedvesto, noktovesto, laborvesto, senvestiĝi
- ReVo: ĉemizo, pantalono, jupo, robo, jako, mantelo, palto, bluzo, pulovero, svetero, veŝto, ĝinzo, ŝorto, kostumo, bankostumo, kalsono, mamzono
- ReVo: ŝuo, boto, sandalo, ŝtrumpo, ŝtrumpeto, ĉapelo, ĉapo, kaskedo, kravato, zono, ganto, ŝalo, monujo
- ReVo: butono, butonumi, poŝo, maniko, zipo, ŝtofo, lano, kotono, silko, ledo, trikaĵo, kudri, kudristo, kudrejo
- ReVo: meti (surmeti, demeti), porti, havi (surhavi), provi, surprovi, provbudo, sidi, vestoŝranko, rabato, butiko
- PMEG: AĴ, EJ, IĜ
- Tatoeba (CC BY 2.0 FR), yalnızca kullanımı doğrulamak için kullanıldı: #464632 pantalonon aŭ jupon, #555050 surprovi, #1687098 bone sidas, #570339 sin vestas, #1461552 mezuro
Esperantopedia işinize yaradıysa ona destek olabilirsiniz.