Esperantopedia

İfadeler

Esperanto’da yiyecek ve içecek: kelimeler ve ifadeler

Matenmanĝo’dan trinkaĵo’ya: yiyip içtiklerinizin kelimeleri ve yüzlerce kelime daha türeten kelime parçaları.

Güncellendi: 4 dk okuma

Yiyecek manĝaĵo, içecek ise trinkaĵo’dur; ikisi de manĝi “yemek” ve trinki “içmek” fiillerine somut bir şey bildiren -aĵ- ekinin eklenmesiyle kurulur. Günlük öğünler matenmanĝo “kahvaltı”, tagmanĝo “öğle yemeği” ve vespermanĝo “akşam yemeği”dir. Meyve, sebze ve içecek kelimelerinin çoğu -o ile biten uluslararası köklerdir; bu yüzden birçoğu size tanıdık gelir. Okunuş sütunları kelimeleri hecelere böler, vurgulu heceyi büyük harflerle gösterir ve sesleri Türkçe yazımla verir.

Öğünler ve yemek yemek

TürkçeEsperantoOkunuş
yemek, öğünmanĝoMAN-co
kahvaltımatenmanĝoma-ten-MAN-co
öğle yemeğitagmanĝotag-MAN-co
akşam yemeğivespermanĝoves-per-MAN-co
ara öğün, atıştırmalıkintermanĝetoin-ter-man-CE-to
yiyecek / içecekmanĝaĵo / trinkaĵoman-CA-jo / trin-KA-jo
yemek / içmekmanĝi / trinkiMAN-ci / TRİN-ki
pişirmekkuiriku-İ-ri

Öğün adları birleşik kelimelerdir: mateno “sabah” + manĝo “öğün”. Fiil için sonu -i yapın: Mi matenmanĝas je la sepa – “Saat yedide kahvaltı yapıyorum.” Ücretsiz kursun 5. dersi bu kelimelerden yirmi kadarını öğretir.

Türkçedeki “yemek” kelimesi hem eylemi (manĝi), hem öğünü (manĝo), hem de yiyeceği (manĝaĵo) karşılar; Esperanto bunları ayırır. Aynı şekilde “içmek” (trinki) ile “içecek” (trinkaĵo) ayrı kelimelerdir.

Meyve

TürkçeEsperantoOkunuş
meyvefruktoFRUK-to
elmapomoPO-mo
armutpiroPİ-ro
portakaloranĝoo-RAN-co
limoncitronotsi-TRO-no
muzbananoba-NA-no
üzümvinberovin-BE-ro
şeftalipersikoper-Sİ-ko
çilekfragoFRA-go
karpuzakvomelonoak-vo-me-LO-no

Birleşik kelimeler yaygındır: vinbero “şarap meyvesi” (vino + bero) ve akvomelono “su kavunu”. Ağaç için pomarbo “elma ağacı” deyin.

Sebze

TürkçeEsperantoOkunuş
sebzelegomole-GO-mo
patatesterpomoter-PO-mo
havuçkarotoka-RO-to
domatestomatoto-MA-to
soğancepoTSE-po
sarımsakajloAY-lo
salatalıkkukumoku-KU-mo
lahanabrasikobra-Sİ-ko
salatasalatosa-LA-to
mantarfungoFUN-go

Terpomo kelimesi harfi harfine “toprak elması”dır (tero + pomo).

Et, balık, süt ürünleri ve ekmek

TürkçeEsperantoOkunuş
etviandovi-AN-do
sığır eti / domuz etibovaĵo / porkaĵobo-VA-jo / por-KA-jo
tavuk (eti)kokina viandoko-Kİ-na vi-AN-do
balıkfiŝoFİ-şo
yumurtaovoO-vo
sütlaktoLAK-to
peynirfromaĝofro-MA-co
tereyağıbuterobu-TE-ro
ekmekpanoPA-no
çorbasupoSU-po
çikolataĉokoladoço-ko-LA-do

Bovaĵo, bovo “sığır” + -aĵ-’dır; porkaĵo ise porko “domuz”dan gelir. ReVo viando’yu hayvan etinin kas kısmı olarak tanımlar; balık buna dahil değildir, o fiŝo olarak kalır.

İçecekler

TürkçeEsperantoOkunuş
suakvoAK-vo
kahvekafoKA-fo
çayteoTE-o
meyve suyusukoSU-ko
limonatalimonadoli-mo-NA-do
şarapvinoVİ-no
birabierobi-E-ro

Tatlar ve baharatlar

TürkçeEsperantoOkunuş
tatlıdolĉaDOL-ça
tuzlusalaSA-la
ekşiacidaa-TSİ-da
acı (tat)amaraa-MA-ra
baharatlıspicaSPİ-tsa
lezzetlibongustabon-GUS-ta
tadı kötümalbongustamal-bon-GUS-ta
taze / çiğ / olgunfreŝa / kruda / maturaFRE-şa / KRU-da / ma-TU-ra
tuz / karabibersalo / piproSA-lo / PİP-ro
şeker / sirkesukero / vinagrosu-KE-ro / vi-NA-gro
baharat / tarçınspico / cinamoSPİ-tso / tsi-NA-mo
hardal / vanilyamustardo / vanilomus-TAR-do / va-Nİ-lo

İsim gusto “tat”, fiil gusti “tadı olmak, tadına bakmak”tır: La kafo gustas amare – “Kahvenin tadı acı.” ReVo acida’yı sirke ya da limon gibi keskin diye tanımlar.

Türkçedeki “acı” hem amara “acı tat” (safra, kakao gibi) hem de acı biberin yakıcı tadı için kullanılır; ikincisi için ReVo’nun “baharat gibi güçlü, keskin tat ya da koku” diye tanımladığı spica en yakın karşılıktır.

Türk mutfağından kelimeler

Aşağıdaki Esperanto kelimelerinin hepsi ReVo’dadır. Yalnızca turka kafo iki kelimeden kurulmuştur: ReVo’daki turka ve kafo; Esperanto Vikipedio’da kendi maddesi de vardır.

TürkçeEsperantoOkunuşNot
çayteoTE-oReVo: çay ağacının kurutulmuş yaprakları
Türk kahvesiturka kafoTUR-ka KA-fokafo ve turka ReVo’da; Vikipedio’da Turka kafo maddesi var
yoğurtjogurtoyo-GUR-toReVo: özel bir mayayla ekşitilmiş süt; ayrıca jahurto
zeytin, zeytinyağıolivo, olivoleoo-Lİ-vo, o-li-vo-LE-oReVo
pilavpilafopi-LA-foReVo: pirinçten, çeşitli sebze, et ve baharatlarla yapılan yemek
bulgurbulgurobul-GU-roReVo: buharda pişirilip ufalanmış buğday
döner (kebap)kebaboke-BA-boReVo: dönen bir şişte (turnostango) pişirilen terbiyeli et; pirinç ve salatayla ya da ekmek arasında servis edilir. Vikipedio: Türkçe döner kebap’tan
helvahalvaohal-VA-oReVo: susam ezmesi ya da irmikten yapılan tatlı
mercimeklentoLEN-toReVo; mercimek çorbası supo el lentoj
patlıcanmelongenome-lon-GE-noReVo
nargranatogra-NA-toReVo
incirfigoFİ-goReVo
kayısıabrikotoa-bri-KO-toReVo
Antep fıstığıpistakopis-TA-koReVo
susamsezamose-ZA-moReVo

Bu liste yalnızca Esperanto’da denetlenebilir karşılığı olan kelimeleri içerir; başka Türk yemekleri için kelimeyi Türkçe adıyla söyleyip açıklayabilirsiniz.

Yiyecek kelimeleriyle kelime türetme

Birkaç son ek, tek bir kökü bir kelime ailesine dönüştürür. Bkz. kelime türetme, son ekler ve ön ekler.

Kelime parçasıAnlamÖrnekler
-aĵ-ondan yapılmış ya da onunla ilgili somut şeybakaĵo unlu mamuller, dolĉaĵo tatlı, ovaĵo yumurta yemeği
-ej-yermanĝejo yemek yenen yer, kafejo kafe, bakejo fırın, viandejo kasap dükkânı
-ist-işi yapan kişikuiristo aşçı, bakisto fırıncı, buĉisto kasap
-uj-kapsukerujo şekerlik, salujo tuzluk
mal-karşıtısata tok, malsata aç

Türkçedeki “-cı/-ci” eki (aşçı, fırıncı) -ist-’e, “-lık/-lik” eki (şekerlik, tuzluk) ise -uj-’a karşılık gelir. PMEG, -uj-’un bir meyveyi veren bitkiyi de adlandırabileceğini ekler (pomujo “elma ağacı”), ama artık birçok kişi pomarbo’yu tercih eder. Bir restoracio’da sipariş vermek için seyahat ifadelerine bakın.

Sofrada kullanılan ifadeler

Yediğiniz ya da içtiğiniz şey nesnedir, bu yüzden -n alır: Mi manĝas pomon, Mi trinkas teon. Bkz. belirtme durumu.

EsperantoOkunuşTürkçe
Bonan apetiton!BO-nan a-pe-Tİ-tonAfiyet olsun!
Mi malsatas.mi mal-SA-tasAçım.
Mi soifas.mi so-İ-fasSusadım.
Kion vi volas manĝi?Kİ-on vi VO-las MAN-ciNe yemek istersiniz?
Ĉu vi volas ankoraŭ iom?çu vi VO-las an-KO-rau İ-omBiraz daha ister misiniz?
Ne, dankon, mi estas sata.ne DAN-kon mi ES-tas SA-taHayır, teşekkürler, doydum.
Ĝi estas bongusta!ci ES-tas bon-GUS-taÇok lezzetli!
Mi estas vegetarano.mi ES-tas ve-ge-ta-RA-noVejetaryenim.
Mi ne manĝas viandon.mi ne MAN-cas vi-AN-donEt yemiyorum.
Ĉu ĝi enhavas ovojn?çu ci en-HA-vas O-voynİçinde yumurta var mı?
Teon kun citrono, sen sukero, mi petas.TE-on kun tsi-TRO-no sen su-KE-ro mi PE-tasLimonlu, şekersiz bir çay lütfen.

Vegan için vegano denir. Ayrıca kun “ile” ve sen “-siz” kelimelerinden sonra -n gelmez, çünkü bunlar edatlardır. Je via sano! gibi kadeh kaldırma sözleri için dilekler ve kutlamalar sayfasına bakın.

da ile miktar bildirmek

Da kelimesi, bir ölçüyü ölçtüğü maddeye bağlar; İngilizce “of” gibi. Türkçede “bir bardak su” derken ölçü ile madde arasına hiçbir kelime girmez; Esperanto’da araya da girer.

EsperantoTürkçe
glaso da akvobir bardak su
peco da kukobir parça pasta
kilogramo da pomojbir kilo elma
litro da laktobir litre süt
kulero da mielobir kaşık bal

PMEG şu kuralları verir:

  • Eklenecek -n, da’dan sonra değil, ölçü kelimesinde olur. Mi trinkas glason da akvo – “Bir bardak su içiyorum.”
  • Düz sayılardan sonra da gelmez. Mi havas cent pomojn deyin, ama Mi havas centon da pomoj “Yüz elmam var”, çünkü cento bir isimdir.
  • Şunlardan önce da gelmez: la, mia, ĝi. Bunun yerine de ya da el kullanın: Ni manĝis iom de la pano – “Ekmeğin bir kısmını yedik.”
  • Soru için kiom da: Kiom da sukero vi volas? – “Ne kadar şeker istiyorsunuz?”

Glaso da vino şarap dolu bir bardaktır, vinglaso ise şarap için yapılmış bardak, yani kadehtir.

Sık sorulan sorular

Esperanto’da “yiyecek” nasıl denir?

Manĝaĵo yiyecektir, yani yediğiniz şeylerdir; manĝo ise bir öğündür. Türkçedeki “yemek” kelimesi ikisini de karşılar.

Esperanto’da kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği nasıl denir?

Matenmanĝo, tagmanĝo ve vespermanĝo; fiil olarak matenmanĝi, tagmanĝi ve vespermanĝi.

Esperanto’da “açım” ya da “susadım” nasıl denir?

Aç için Mi malsatas ya da Mi estas malsata, susamak için Mi soifas. Yeterince yediğinizde Mi estas sata deyin.

Esperanto’da “afiyet olsun” nasıl denir?

Bonan apetiton! ReVo bunu yemekten önce söylenen bir dilek olarak betimler.

Kaynaklar

Esperantopedia işinize yaradıysa ona destek olabilirsiniz.