Saluton kursu
Esperanto dersi 9: edatlar, yerler ve yönler
Edatlar bir şeyin nerede olduğunu söyler – -n eklediğinizde nereye gittiğini söylerler.
Her seferinde tek bir şey: diyalog satır satır, yeni kelimeler ses ve resimlerle, her ekranda bir alıştırma.
56 kelime20 alıştırma~21 dk
Bu derste şeylerin nerede olduğunu ve insanların nereye gittiğini söylemeyi öğreneceksiniz. Yirmi kadar edatla – en “içinde”, sur “üstünde”, apud “yanında”, inter “arasında” – ve akıllıca bir kuralla tanışacaksınız: en, sur ve benzeri kelimelerden sonra -n bir yere doğru hareketi gösterir. Mi promenas en la parko “Parkta yürüyüş yapıyorum”, Mi iras en la parkon ise “Parka (içine) gidiyorum” demektir. Ayrıca yol sormayı ve verilen cevabı anlamayı öğreneceksiniz.
Diyalog
Kongrenin gezi günü. Ana ile Tomo eski şehri kendi başlarına geziyor.
| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| Tomo: Kien ni iras nun? Al la muzeo aŭ en la parkon? | Şimdi nereye gidiyoruz? Müzeye mi, parka mı? |
| Ana: Unue al la muzeo, poste en la parkon. | Önce müzeye, sonra parka. |
| Tomo: Bone. Sed kie estas la muzeo? | Tamam. Ama müze nerede? |
| Ana: Mi ne scias. Mi demandos tiun sinjorinon. | Bilmiyorum. Şu hanıma soracağım. |
| Ana: Pardonu, sinjorino, kie estas la urba muzeo? | Affedersiniz hanımefendi, şehir müzesi nerede? |
| Sinjorino: Ĝi estas apud la katedralo, sur la granda placo. | Katedralin yanında, büyük meydanda. |
| Tomo: Kaj kiel ni iras tien? | Oraya nasıl gideriz? |
| Sinjorino: Vi iras rekte ĝis la ponto, poste dekstren. Post la ponto vi vidos la placon. | Köprüye kadar dümdüz gidiyorsunuz, sonra sağa. Köprüden sonra meydanı göreceksiniz. |
| Ana: Ĉu ĝi estas malproksime? | Uzak mı? |
| Sinjorino: Ne. Piede vi bezonos nur dek minutojn. | Hayır. Yürüyerek yalnızca on dakika sürer. |
| Ana: Koran dankon! | Çok teşekkürler! |
| Tomo: Jen la placo! Kaj la muzeo estas inter la katedralo kaj la kafejo. | İşte meydan! Müze de katedralle kafenin arasında. |
| Ana: Kafejo! Unue mi iras en la kafejon, poste en la muzeon! | Kafe! Önce kafeye, sonra müzeye giriyorum! |
| Tomo: Ana kaj kafo – ĉiam kune! | Ana ve kahve – hep birlikte! |
Yeni kelimeler
| Esperanto | Türkçe | Notlar |
|---|---|---|
| muzeo | müze | |
| parko | park | |
| katedralo | katedral | preĝejo “kilise” |
| placo | meydan | Türkçedeki “plaza” (alışveriş merkezi) değil |
| ponto | köprü | |
| strato | sokak, cadde | |
| stacidomo | tren istasyonu, gar | stacio “istasyon” + domo “bina” |
| kafejo | kafe, kahvehane | kafo + “yer” bildiren -ej- |
| hotelo | otel | |
| butiko | dükkân, mağaza | her türlü dükkân, yalnızca “butik” değil |
| scii | bilmek (bir bilgiyi) | Mi ne scias. “Bilmiyorum.” |
| demandi | sormak | |
| bezoni | ihtiyacı olmak, gerekmek | |
| urba | şehre ait, belediyeye ait | urbo kelimesinden |
| rekte | dümdüz, doğruca | |
| dekstre | sağda | dekstren “sağa” |
| maldekstre | solda | maldekstren “sola” |
| proksime | yakında, yakın | malproksime “uzakta, uzak” |
| piede | yürüyerek, yaya | piedo “ayak” kelimesinden |
| unue | önce, ilk olarak | unu “bir” kelimesinden |
| kune | birlikte | |
| tiu | şu, o | tiu sinjorino “şu hanım” |
| kien | nereye | kie + yön bildiren -n |
| tien | oraya | tie + yön bildiren -n |
| koran dankon | çok teşekkürler | kelimesi kelimesine “yürekten bir teşekkür” |
| promeni | yürüyüş yapmak, gezinmek | Mi promenas en la parko. |
| salti | zıplamak, atlamak | |
| tablo | masa | |
| sidi | oturmak, oturuyor olmak | |
| eniri | girmek | en “içinde” + iri “gitmek” |
| turniĝi | dönmek (yön değiştirmek) | Turniĝu dekstren! “Sağa dönün!” (-iĝ-: 10. ders; emir: 11. ders) |
Dil bilgisi
Sık kullanılan edatlar
Edat, bir şeyin nerede olduğunu ya da şeylerin birbiriyle ilişkisini gösterir. Esperanto’da 33 edat vardır; ilk ihtiyacınız olanlar aşağıda. Tamamı için edatlar sayfasına bakın.
Türkçe bu anlamları çoğu zaman ismin arkasına gelen ekler ve son çekim edatlarıyla verir: “parkta”, “köprünün altında”, “katedralin yanında”. Esperanto’da ise edat ismin önünde durur ve isim değişmez: en la parko, sub la ponto, apud la katedralo.
| Esperanto | Türkçe | Örnek |
|---|---|---|
| en | içinde, -de | en la parko – parkta |
| sur | üstünde | sur la placo – meydanda |
| sub | altında | sub la ponto – köprünün altında |
| apud | yanında | apud la katedralo – katedralin yanında |
| inter | arasında | inter la muzeo kaj la kafejo – müze ile kafe arasında |
| antaŭ | önünde; -den önce | antaŭ la hotelo – otelin önünde |
| malantaŭ | arkasında | malantaŭ la muzeo – müzenin arkasında |
| post | -den sonra; arkasında | post la ponto – köprüden sonra |
| ĉe | -de, yanında | ĉe Tomo – Tomo’da, Tomo’nun yanında |
| al | -e, -a; -e doğru | al la muzeo – müzeye |
| de | -den; -in | de la stacidomo – istasyondan |
| el | içinden, -den | el la kafejo – kafeden (içinden çıkarak) |
| ĝis | -e kadar | ĝis la ponto – köprüye kadar |
| tra | içinden geçerek | tra la parko – parkın içinden |
| ĉirkaŭ | etrafında | ĉirkaŭ la placo – meydanın etrafında |
| kun | ile, birlikte | kun Ana – Ana’yla |
| sen | -siz, olmadan | sen kafo – kahvesiz |
| por | için | por Tomo – Tomo için |
| pri | hakkında | pri la urbo – şehir hakkında |
Edattan sonra isim normalde -n almaz: kun pano, en la parko.
Yön: edat + -n
En, sur, sub ve antaŭ gibi yer edatlarında -n eki bir yere doğru hareketi gösterir. -n olmadan eylem o yerde olur. Bu, “edattan sonra -n gelmez” kuralının tek istisnasıdır; ayrıntılar belirtme durumu sayfasında.
| Konum (-n yok) | Yön (-n ile) |
|---|---|
| Mi promenas en la parko. – Parkta yürüyüş yapıyorum. | Mi iras en la parkon. – Parka (içine) gidiyorum. |
| La kato saltas sur la tablo. – Kedi masanın üstünde zıplıyor. | La kato saltas sur la tablon. – Kedi masaya zıplıyor. |
| Ana sidas en la kafejo. – Ana kafede oturuyor. | Ana eniras en la kafejon. – Ana kafeye giriyor. |
yer (nerede?)
Mi promenas en la parko.
Parkta yürüyüş yapıyorum.
yön (nereye?)
Mi iras en la parkon.
Parka (içine) gidiyorum.
yer (nerede?)
La kato saltas sur la tablo.
Kedi masanın üstünde zıplıyor.
yön (nereye?)
La kato saltas sur la tablon.
Kedi masaya zıplıyor.
Türkçe konuşanlar için. Bu ayrımı Türkçeden zaten biliyorsunuz: “parkta” ile “parka” arasındaki fark, Esperanto’da en la parko ile en la parkon arasındaki farktır. En, sur, sub gibi yer edatlarında kabaca şöyle düşünebilirsiniz: Türkçede “-de” varsa -n yoktur, “-e” varsa -n vardır (yalnızca al ile kurulan “müzeye” gibi ifadeler bunun dışındadır; aşağıya bakın). Aynı ayrım zarflarda da görülür: “evde – eve” hejme – hejmen, “nerede – nereye” kie – kien, “orada – oraya” tie – tien, “sağda – sağa” dekstre – dekstren. “-den” anlamı için el ya da de kullanılır: “kafeden” el la kafejo.
Al, ĝis ve el -n almaz
Bazı edatlar zaten hareket bildirir, bu yüzden hiçbir zaman -n almaz: al la muzeo “müzeye”, ĝis la ponto “köprüye kadar”, el la kafejo “kafeden”. Al hedefi söyler; en …-n ise içeri girdiğinizi.
| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| Ni iras al la muzeo. | Müzeye gidiyoruz (müzeye doğru). |
| Ni iras en la muzeon. | Müzenin içine giriyoruz. |
| Ni venas el la muzeo. | Müzeden (içinden) çıkıp geliyoruz. |
Yön zarfları: -en
Yer zarfları da yön için -n alır: hejme “evde” → hejmen “eve”, dekstre “sağda” → dekstren “sağa”, kie “nerede” → kien “nereye”, tie “orada” → tien “oraya”.
| Esperanto | Türkçe |
|---|---|
| Kie vi estas? – Hejme. | Neredesin? – Evde. |
| Kien vi iras? – Hejmen. | Nereye gidiyorsun? – Eve. |
| Turniĝu dekstren. | Sağa dönün. |
Alıştırmalar
Kültür köşesi
Dünyanın dört bir yanında yüzlerce sokak, park ve köprü Esperanto’nun yaratıcısı Zamenhof’un adını taşır – Polonya ve Litvanya’dan İsrail ve Brezilya’ya kadar. Viyana’da, Hugo Steiner’in 1927’de kurduğu ve 2005’ten beri Palais Mollard’da bulunan Avusturya Ulusal Kütüphanesi Esperanto Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Daha fazlası için bkz. L. L. Zamenhof.
Sık sorulan sorular
Al la parko ile en la parkon arasındaki fark nedir?
Al la parko “parka doğru” demektir – belki yalnızca parkın kapısına kadar. En la parkon ise “parkın içine” demektir: sonunda içeridesiniz. İkisi de hareket bildirir.
En her zaman “içinde” mi demektir?
Yer için evet: en la urbo “şehirde”. -n ile “içine” demektir. Esperanto en edatını en Julio “temmuzda” ve en 1887 “1887’de” gibi zamanlar için de kullanır.
Diyalogda neden dek minutojn, yani -n ile söyleniyor?
Çünkü dek minutojn, bezonos “ihtiyacı olacak” fiilinin nesnesidir. Türkçede “on dakikaya ihtiyacınız olacak” deriz, ama bezoni doğrudan nesne alır. Bu, 5. derste öğrendiğiniz belirtme durumunun aynısıdır.
Kaynaklar
Esperantopedia işinize yaradıysa ona destek olabilirsiniz.